Türkiyede sadece iki örnek: biri Pamukkale, diğeri

Öncelikle Sayın Valim Abdulkadir Yazıcı Yozgat’a hoş geldiniz….
Mademki Sayın Valim “Basının haber ve tavsiyeleri bize rehber olacak” demişlerdir o zaman Basın olarak sorumluluklarımızın bilinciyle defalarca yazdığımız konuları bir daha gözden geçirelim diyorum. Bu kez etkili olur umuduyla her yeni atamanın yeni bir başlangıç olduğu varsayımıyla “Kaplıca Potansiyel”imizi geçmişte yapılan çalışmaların ışığı altında hatırlamaya çalışalım.
Sayın Valim sizde diğer Sayın Valilerimizin ifade ettiği gibi ; “Yozgat’ın kalkınması için ilk akla gelen jeotermal kaynakların verimli kullanılması” diyerek göreve başladınız. Bunun üzerine Basında “Her gelen yeni Vali aynı şeyleri söylüyor lakin Valiler değişiyor ama değişen bir şey olmuyor” serzenişi haklı olarak yer aldı.
Sizden önceki dönemlerde yeni sıcak su kaynakları bulmak için sondaj çalışmaları başlatıldı. Sayın Valim Amir Çiçek çalışma başlattı, tüm müteşebbisleri çağırdı tesis yapanlara kolaylık olsun diye maalesef olmadı. Daha sonra Sayın fientürk Sarıkaya’daki tarihi Roma Hamamına dikkatleri çekti. fiimdi Sayın Valim siz müthiş bir gayretin içerisindesiniz. Bu konuda Kültür Bakanlığı müsteşarı Özarslan ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Kocapınar ile Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Yazar sizin konuklarınızdı. Ankara’dan gelen bu ekiple Sarıkaya’da incelemelerde bulundunuz. Ve biz ilk defa çok umutlandık Sayın Valim ilk defa. Sayın Müsteşar Özarslan Tarihi Roma Hamamını görünce heyecanlanması hele bu potansiyelde Türkiye’de iki örnek var demesi Yozgat Sarıkaya Tarihi Roma Hamamını yıllardır gezi otobüslerinin uğrak yeri olan Pamukkale ile eşdeğerde tutulması kayda değer bir gelişmeydi. Sayın Valim hazır bu konuda Ankara ile mutabakata varmışken peşini bırakmayın. Hele Sayın Müsteşarın “Bu az rastlanır bir güzellik tarih, sıcak su ve şifa bir arada. Bu potansiyelde ve yapıda Pamukkale ve Sarıkaya’nın iki yalnız örnek olduğunu belirterek bu alanın düzeltilmesi durumunda yüzlerce turist otobüsünün güzergâhına alınabileceğini” söylemesi Kaplıca turizmi için yeni bir dönemin kapılarını açabilir. Kaplıca turizmini atağa kaldırdığınızda gezi güzergâhına Çamlık Milli Parkını, Nefesli köyündeki tarihi dokuyu, düzenlemelerle Çeşka Kalesini, hele medarı iftiharımız Çapanoğlu ( Büyük ) Camii ilave edebilirsiniz.
Sayın Valim geçmişte hep yazdık hamam işletmeciliği şeklinde işletilen şifalı sularımız bırakın yurt dışını maalesef ne içeriden ne de dışarıdan yeteri kadar meraklı bulamıyor. Günümüzde Kaplıca Turizmi aldı başını gidiyor. Sıcak suların etrafında bol yıldızlı tesisler sürekli çoğalıyor biz de ise bu konuda yeterli göz dolduran tesis yok. Sarıkaya’daki güzelim şifalı suları turizme kazandırmak varken enerjide kullanmaya kalktık sonuç malum. Aslında beş ilçesinde şifalı sıcak suların bulunması Yozgat için büyük bir şans eğer değerlendirilebilirse. Zaten bu konuda çok zaman kaybedildi. Kozaklı bugün bir bir sıralanan modern işletmeleriyle Yozgat’tan bile çok müşteri çekiyor. Kaplıca Turizmi kış yaz dur durak bilmeden işletmelerin yüzünü güldüren bir potansiyel. Üstelik ilçede dahi olsanız tesisinizde konforu sağladığınız sürece ilin geri kalmışlığı müşteri potansiyelini etkilemez. Kaldı ki birçok ildeki kaplıca sularının Yozgat’taki kadar saf ve şifalı olduğu da ayrıca tartışılır.
Sonuç olarak Sayın Valim 2013 yılı tüm Yozgat’a Yozgat Halkına hayırlar getirsin derken sizin de Yozgat halkı için bir şans olacağınızdan hiç şüphem yok. Kaymakamlık dönemlerinizde yapmış olduğunuz sosyal sorumluluk projeleri ile tarihe geçtiniz. Yozgat’ta da bu projelerinizin uygulamaya konulduğunu biliyoruz; Yozgat’ı turizme açarak geri kalmışlığından kurtaracağınızdan hiç şüphemiz yok. Tabi ki bu konuda sadece siz değil içerideki ve dışarıdaki tüm Yozgatlılara, Yozgat sevdalılarına, tüm bürokratlara, sivil toplum kuruluşlarına, tüm siyasileri görev düşmekte.
SEVİM ABLAM MEKÂNIN CENNET OLSUN
Yan yana bitişik dairelerde oturuyorduk Rahmetli Sevim Kiracı ablamla. Son derece anlayışlı, insanın hayatını kolaylaştıran kibar, fedakâr, munis ve naif bir hanımdı. Tam bir İstanbul Hanımefendisiydi. Tüm tavırlarından, duruşundan çok temiz bir ailede, çok güzel yetiştirildiği belli oluyordu. Okulda yoğun çalıştığım dönemlerdi o zamanlar. Sevim Ablam canım benim nur içinde yat nasıl öderim hakkını. Bazen ocaktaki yemeğimi, bazen zor durumda kalarak bıraktığım çocuklarımı gönül rahatlığıyla teslim ederdim ona. Hiç gözüm arkada kalmazdı. Bilirdim ki Sevim Ablam gözü gibi bakardı onlara. Çok şey öğrendim ondan. Tanıdığım en temiz ve titiz hanımlardan biriydi. Her zaman evi tertemiz yemeği ocakta olurdu. Evi gibi yüreği de çok temizdi. Kimse hakkında kötülük düşünmez kimseyi çekiştirmezdi. Son derece sabırlıydı. Ahmet Amca rahatsızdı o zamanlar. Ona gözü gibi bakardı bir dediğini iki etmezdi. Ona adanmış bir hayatı vardı. “Ahmet Abin rahatsız” derdi. onu yalnız bırakmamak için kolay kolay çıkmazdı evden. Onun sayesinde çok güzel insanlar tanıdım. Ve gençlik yıllarımda onun tecrübelerinden çok istifade ettim. Son kez onunla birkaç yıl önce çok sevdiği arkadaşı Bahçeşehir’deki Zehra Ablaya giderken görüştük. Hiç değişmemişti. Halen konuşurken gözlerinin içi gülüyordu. Eski günleri yad ettik. Zaten o son görüşmemiz oldu. Vefatını duyunca çok üzüldüm. Hep o günler gözümün önüne geldi. Canım benim, örnek insan, iyi bir anne mükemmel bir komşuydu. Komşudan öte ablamdı. Nur içinde yat mekanın cennet olsun Sevim abla..
Osman Hakan Bey’e ve Emine Hanım’a annelerinin vefatından dolayı başsağlığı dilerken merhuma rahmet, geride kalan evlatlarına ve torunlarına hayırlı uzun ömür diliyorum.
Yozgat Kültür ve Dayanışma Derneği Resmi Internet sitesi İstanbul yozgat,yozgatlilar,bozok,yozgatplatformu,yozgatspor,yozgathaber,yozgatınsesi,çamlık,sürmeli,www.yozgat.org.tr,www.yozgatlilar.org sitesinden 21.09.2020 tarihinde yazdırılmıştır.